TR | EN
Kültür ve Tüketim-1 19.10.2003

Kültür ve Tüketim-1 19.10.2003

1.Bölüm
Nereden Çıktı Bu Kültür Konusu? 
Gençlerin kolalı içeceklere olan eğilimini gözlemliyorsunuz ama 15-18 yaş arası nüfusa “kola mı ayran mı?” diye sorduğumuzda tam olarak %70’inin kola tercih ettiğini, ancak bu kola tercihinin 35 yaş üzeri nüfusta %15 civarına düştüğünü biliyor musunuz? 
 
Ya da pide mi hamburger mi diye sorulduğunda gençler %55 oranında hamburgeri tercih ederken orta yaş ve üzerinde %90 oranında pide tercih edildiğini?
 
Sadece satın alınan ürünlerde değil, gidilen yerlerde, örneğin çay bahçesi-cafe veya hamam-sauna tercihlerinde de benzer oranların geçerli olduğunu?
 
Daha bir çok konuda benzeri hisleriniz var ve tam olarak neler olup bittiğini, pazardaki satışların durumunu ve bu gelişmelerde iletişimin rolünü merak ediyorsunuz. Peki ya bu farkın tarihin her döneminde var olan bir “kuşak” sorunu olduğunu mu düşünüyorsunuz yoksa son yıllarda etkisini artıran küreselleşme ve popüler kültür sarmalının kaçınılmaz bir sonucu olarak mı görüyorsunuz?
 
Diyelim ki küreselleşmeyle birlikte bir çok alışkanlığımız değişti ama acaba kötü mü oldu? Bir alışveriş merkezindeki hamburger restoranındaki insanları dikkatle incelediğinizde, onların orada iyi vakit geçiren “mutlu” insanlar olduğunu düşünüyor ve bu yenilikleri hayatımıza girmiş güzellikler olarak mı görüyorsunuz? Hatta bizim de yerel yemeklerimizi tüm dünyada tüketilen markalar haline getirmek için önümüze bir fırsat açıldığı düşünüp heyecanlanıyor musunuz?
 
Altı hafta süreceğini tahmin ettiğim yeni dizimizde bu soruların tümünü yanıtlama iddiamız yok. Bence basit cevapları da yok. Ancak bu diziyle bazı kültürel ürünlerin tüketimindeki eğilimleri ve rakamları paylaşıp sonra da bu pazarlardaki iletişim çalışmalarını yorumlayacağız.
 
Bunları yaparken de ciddi olarak araştırmadan yararlanacağız. GfK Türkiye sadece bu dizi için dört ay süren bir çalışma yaptı. Her ay düzenli olarak 1200 kişiyle yaptığı ülke temsili TR-Bus çalışmasına dört ay boyunca bizim için ek sorular koydu. Sorular iki grupta toplandı ve ikişer kez soruldu. Dolayısıyla her soruya 2400 kişiden cevap alındı ve iki araştırma sonuçlarının aynı olduğu görüldü. Bu soruları altı aylık aralarla tekrar sorup bir trend ölçme niyetimiz de var. GfK ile projeye kabaca beş ay önce start verdiğimizi söyleyim de şu sıralar Milliyet’in eki olarak çıkan Popüler Kültür gazetesinden esinlenip bu işe soyunduğumuzu düşünmeyin. Bu arada Popüler Kültür ekini de son derece yararlı ve doyurucu bulduğumu belirteyim. Sırf Murat Belge yeter zaten.
 
Beni kültürel konulara yönlendiren faktörlerden biri de bu konuda yapılmış kapsamlı bir araştırma idi. Tolga Esmer tarafından 1997 yılında yapılan Kibele-Türk Kültürünü Araştırma projesi aynı yılın Temmuz ayında Radikal gazetesinde yayınlandı. Tarhan Erdem’in de desteğiyle ülke temsili 4700 kişiyle görüşülerek yapılan bu araştırmanın şimdilerde kitaba dönüştürülmesi planlanıyor. Gerçekten bu ülke insanına bir şeyler anlatmak, satmak isteyen herkesin elinin altında bulunması gereken bir çalışma.
 
Bu köşede müşterilerimden hiç bahsetmem ama bu işin biraz tesadüflerle gelişen kişisel yönü de var. Geçmiş yıllarda Karaman merkezli Duru Bulgur için bir danışmanlık projesi yaptım. (Uygulama aşaması yakında gündeme gelecek) Sonra Sütaş için çalıştığımız sırada ayran pazarlamasına büyük yakınlık duydum. Arada Turkuaz (kuyu suyu) piyasaya verildi ve bunun çayda-hoşafta “iyi su” kullanmanın esas olduğu Türk yeme-içme kültürüne zararlı olduğunu iddia ettim. Şu sıralar Tariş vesilesiyle zeytinyağı kültüründe çıraklık aşamasını yaşıyoruz ve bir başka projede de pide ile dünya markası yaratma amacındaki bir müşterimize yardım ediyoruz. Bunlardan aldığımız keyif öylesine büyük ki “bu topraklardan dünya markası çıkar mı?” adlı bir kitap yazarı olarak konunun giderek kişisel misyonum haline geldiğini belirtmem gerek.
 
İşte bu yüzden altı hafta boyunca köşemde kültür ve tüketim ilişkisini konuşacağız.