TR | EN
Duru sabun 03.11.2002

Duru sabun 03.11.2002

Suya sabuna dokunalım

 

Kişisel Değerlendirme Duru

1......10

Vurucu

6

Tek fikir üzerine kurulu

8

Hedef izleyiciye uyar

6

Ürün filmin kahramanı

6

Zevkle izlenir

     4

Markayı güçlendirir

7

 

Kesin tarihinden emin değilim (o gün başka bir nedenle de gitmiş olabilirim Ankara'ya) ancak ajandamdaki notlara göre 30 Mayıs 1990 tarihinde o dönemin First Lady'si Semra Özal'ın davetiyle Ankara'da bir toplantıya katılmıştım. Detaylar biraz flu olmakla birlikte, özünde toplumda temizlik ve sağlık bilincini artırmaya yönelik bir kampanya başlatılacaktı ve bunun için firmalardan destek talep ediliyordu. Ben de İpek Kağıt'ın Selpak, Solo, Silen markalı tuvalet kağıtlarının Ürün Sorumlusu olarak büyük bir hevesle katılmıştım toplantıya. Hevesliydim çünkü aynı dönemde biz de tuvalet kağıdı kullanımını artırıp pazarı büyütecek projeler için kafa patlatıyorduk.  

Toplantı ilerledikçe baktım ki olay ağırlıkla sabun ve biraz da diş macunu etrafında dolanıyor, doğru taharetlenme konusuna giren yok, kalkıp söz aldım; Büyük tuvalet sonrası temizlikte sabunun tek başına yeterli olmadığını, hatta el iyi temizlenmezse sabunun portör (taşıyıcı) rol oynayabileceğini, bu kampanyaya tuvalet kağıdının da dahil edilmesi gerektiğini söyledim. Salonda buz gibi bir hava esti. Semra Hanım etrafındakilere baktı. Net bir cevap alamayınca  belirsizlik anı oluştu ancak bu uzun sürmedi. Kendisine verilen bilgilerin farklı yönde olduğunu, kampanyanın omurgasının yeterli süre sabun kullanımı üzerine kurulduğunu söyledi. Akabinde konu hemen değiştirildi ve bu işi yapacak ajansların seçimi gibi anahtar konulara girildi. Böylece anlamış oldum ki olay kurgulanmış ve ben sadece davetsiz bir misafirdim. Üstelemedim haliyle. Dönüşte durumu yöneticilerime aktardım, onlar da konuyu kapatmayı uygun buldular.

Bahsi geçen kampanya yapıldı. Çok etkin bir şey değildi ama eminim faydası olmuştur. Sonrasında biz de Çapa Tıp ile anlaşıp tarihimizin ilk bilimsel defekasyon araştırmalarından birini yaptırdık. Araştırma bitmeden ben işten ayrıldım ancak İpek Kağıt pazarlama ekibi bu ve benzeri araştırmalar yaptırıp iletişimde kullandılar, kapı kapı dolaşıp ürün dağıttılar ve entegre bir çabayla Türkiye'de tuvalet kağıdı kullanımını ciddi bir şekilde artırdılar. Halen oynayan Solo reklamında da üzerine uçan daire düşen otomobille tuvalet kağıdı hayat kurtarır mesajı veriyorlar ve eğitilmiş öğretmenlerle okullarda tuvalet kağıdının faydalarını anlatıp krize rağmen her yıl yüzbinlece numune dağıtıyorlar. 

Bu tür işleri seviyorum. Colgate Pazarlama Müdürü iken, bize getirisi yıllar sonra olacak çok pahalı okul programlarını destekliyordum. Her yıl yüzbinlerce ilkokul öğrencisini ağız ve diş sağlığı konusunda eğitiyor, bedava fırça ve macun dağıtıyorduk. Şimdi sürmüyor bu programlar.

Temizliği teşvik eden kampanyalar iyi de bütün mesajı kısa televizyon filminde anlatmaya kalkınca firmalar ister istemez kendi ürünlerini öne çıkarıyorlar ve tek mesaj verme adına işin bütününü ıskalayabiliyorlar. Örneğin ağız ve diş sağlığı için iyi macundan önce yeterli sürede doğru fırçalama gelir, sonra da düzenli diş hekimi kontrolü. Macunun rolü minördür. El ve vücut temizliğinde de öyle. Temizlik çok boyutlu total bir çabadır. El, ayak, vücut, saç, ağız, genital bölge ve hatta kulak içi temizliğinin hem fiziksel boyutu var, hem de kullanılacak ürün boyutu. O yüden Duru reklamı olumlu ama eksik. Aslında yapılması gereken, temizlik maddesi üreticisi firmaların ortak programlar hazırlayarak çocuklara ulaşması ve detaylarıyla anlatmasıdır. Aynı şeyi gıda üreticileri de yapabilir çünkü dengeli ve doğru beslenme bilinci de önemli. Öğretmenler tabii ki bu konuda çaba gösteriyor ancak yoğun müfredat içinde onların çabaları kaynar gider. Öğrencileri toplayıp, olayı eğlenceli bir şekilde sunup bir de numune dağıtınca davranış değişikliği çok daha net oluyor. Hayır, okul programları sonrası araştırma yaptırıp ölçüyorduk, oradan biliyorum.