TR | EN
Ara 29.08.2001

Ara 29.08.2001

Reklam Arası     

Değerlendirme Kutusu
    1......10
Vurucu     5
Tek fikir üzerine kurulu     8
Hedef kitleye uyar     7
Yazar yazının kahramanı     3
Zevkle okunur     6
Objektif     10

Bugün reklamlara ara verip bir öz değerlendirme yapacağım. Öncelikle belirtmeliyim ki köşem hakkında şu ana kadar aldığım tepkiler olumlu. Ağırlıklı görüş, bir boşluğu doldurduğu yönünde. Ancak yeterince yorum geldiğini de söyleyemem. Biraz daha eleştiriye ihtiyacım var. Yazıların kriz döneminde başlaması da kötü mü oldu? Millet can derdinde, biz diyoruz strateji-mıtırateji. Evet ama benim hedefim zaten kriz sonrası yeni döneme hazırlık.
Tam on haftadır bu köşedeyim. Yazılarımı yeni okumaya başlayan ve eskileri de merak edenlerdenseniz lütfen çekinmeden yukarıdaki e-posta adresine yazın.
Düzenli takip edemeyenler için, köşemde ne yapmaya çalıştığımı ilk yazıdaki cümlelerle tekrarlamak istiyorum:

Bu köşede gelecek haftadan itibaren reklam hakkında yazacağım. Ancak bildiğimiz tarzda reklam yazıları olmayacak bunlar. Sloganların, cıngılların ardında yatan iş gerçeklerini, olayların özünü irdelemeye çalışacağım. Her hafta bir reklamı ele alacağız. O reklamın "reklam" özelliklerinden başlayıp, giderek sektörü, rekabeti, tüketici dinamiklerini tartışacağız. Yani yapılan işi ortamıyla birlikte değerlendireceğiz. İletişime reklamveren gözünden nasıl bakılması gerektiği konusunda ufuk açıcı yazılar olacağı iddiasındayım.
Ufuk açabiliyor muyum bilemem ama yazılarımı yukarıdaki amaca yönelik ve bazı ilkeler çerçevesinde yazmaya çalışıyorum. İlkelerim şunlar:

  1. Seçtiğim her konunun pazarlama iletişiminin farklı bir alanıyla bağlantılı olmasına dikkat ediyorum. Yılı tamamladığımda her başlıktan birkaç yazı ile bir ders kitabı dengesine ulaşmak amacındayım. Bir de güncel ve üzerinde konuşulan reklam olmasını tercih ediyorum.Bazen aynı sayıda benim değerlendirdiğim marka hakkında haber de çıkıyor. Bilgim dışında yazılan bu haberleri konuyu bütünleyen, zenginleştiren bir katkı olarak görüyorum.
  2. Nadiren teknik bilgi alma dışında, değerlendirdiğim reklamı yapan ajans ve reklamveren ile görüşmüyorum.
  3. Reklamın prodüksiyon kısmına kasıtlı olarak az giriyor, hatta görmezden geliyorum. Geçmişte yeterince "yönetmen" tartışıldı bu ülkede.
  4. Kişisel beğenimi, ürün deneyimlerimi, kişi veya kuruluşlarla yaşadığım sorunları yazılara taşımamaya çalışıyorum.
  5. Olaylara işadamı gözlüğünden bakıyorum. Başka gözlüklerden baktığımda nadiren farklı yorumlarım olabiliyor, onları kendime saklıyorum.
  6.  Eleştirilerimi kişiselleştirmemeye çalışıyorum. Fikirleri ve işleri hedefliyorum, insanları değil.


Soldaki değerlendirme kutumuz reklamı "reklam" yönüyle değerlendiriyor. Tabii ki iletişimi değerlendirmek bu kadar basit değil. Pazar, rekabet ve stratejilere yönelik yorumları ana metinde yapmaya çalışıyorum. Elimizde müşterinin ajansa verdiği brief olmadığı için yapılan işin stratejiye uygunluğu konusunda fazla bir şey söyleyemiyor, bazen tahminlerde bulunuyorum. Bu haftaki değerlendirme kutusunda da kendi yazılarıma not verdim.
Köşe Yazarlığına İlk Adım
Geçenlerde cemiyetten bir uyarı geldi. On haftadır köşe yazmama rağmen aşağıdaki konularda hiç görüş belirtmememi yadırgamışlar. Açıklıyor ve kamuoyunun merakını gideriyorum:

  1. Kuzu Kuzu`yu çok beğenmedim
  2. Kemal Derviş ile tanışıklığım yoktur
  3. Görünüşte Beşiktaş`lıyım ama kalbim Es Es`e aittir
  4. Favori içkim kırmızı şarap, avam kaçamağım Tekel`in meyve likörleridir
  5. Bir de her hafta (aynı rakamlarla) sayısal loto oynarım, nadiren de at yarışı
  6. Kişisel takıntım yollardaki hız tümsekleridir
  7. Amerika`ya sadece bir kez gittim, Rio`ya kısmet olmadı
  8. Evliyim (kılıbık sayılırım) ve iki yaşına doğru koşan bir kızım var
  9. Geçmişte kullandım ama şimdi tescilli bir sigara düşmanıyım
  10. Aile büyüklerim arasında bir paşa veya ünlü kişi yoktur, kötü ünlü biri de
  11. Benim de kadınlar konusunda bir hazırlığım var. Adı "Kadın ve Marka"