TR | EN
İngilizler Gelince 2020 15.11.2005

İngilizler Gelince 2020 15.11.2005


İngilizler Gelince 2020
 
Dünyayı tüketmeye hızla devam ediyoruz. Küresel ısınmanın yol açacağı kalıcı hasar için geri dönülmez noktayı kimi bilim adamlarına göre geçtik, kimilerine göre az kaldı. Kimileri de görmezden geliyor. Küresel ısınmanın muhtemel vahim sonuçlarından biri de, aslında Sibirya ile aynı enlemde olup binyıllardır “Gulfstream” sayesinde ılıman bir iklimin keyfini süren  İngiltere’nin, bu akıntının kesilmesiyle buzul çağına girmesi ve yaşlı kıtada yaşamın çok zorlaşması ihtimali.
 
İngiltere buzul çağına girdiğinde hali vakti yerinde olanlar İspanya’ya gidecek (İngiliz ağırlıklı yabancılara satılan ev sayısı beş milyonun üzerinde.) Muhtemelen orta hallileri de Türkiye’ye gelecek. Bizde de yasa değiştikten sonra özellikle İngilizlere ev-arazi satışları patladı. Hatta İngilizlerin sırf bu yüzden AB’ye girmemizin bayraktarlığına soyundukları ve hızla “Türk dostu” oldukları da şu sıralar sıkça duyulan bir komplo teorisi.
 
Bu fantastik yazıda on milyonlarca İngiliz, İrlandalı ve İskoç’un ülkemize yerleştiği bir dönemde sektörümüzün neler yaşayabileceğine dair öngörüler yapmaya çalıştım:
 
  1. Öncelikle dünyanın bir numaralı “çay” ülkesi oluruz. Çay pazarı 2 milyar doları geçer. Doğuş Çay New York borsasında halka arz edilir. Sütaş kıraathanelerde çay ile birlikte verilecek süt poşetleri tasarımıyla ödül kazanır. Ertuğrul Özkök çayı sütle içmenin nimetleri üzerine bir makale yazar.
  2. Patates tüketimi tırmanışa geçer. Patetes kızartmasına sirke konulması konusunda gurme yazarlar ikiye ayrılır. Arman Kırım Hürriyet’teki köşesinin adını “Köfte-patates-çobansalata” olarak değiştirir.
  3. Domuz etlerinin açıkta ve kuzu-koyunla yan yana satılması konusunda tartışmalar yaşanır. Çıkan yeni kanunla domuz eti “poşete” girer.
  4. Efes Pilsen ülkenin en büyük özel şirketi olur. Kahvelerde bira satışı tekrar başlar. Bizim biracılar “ulan biz de bira içtiğimizi zannediyormuşuz” diye bunalıma girer, daha çok içerler. İngilizlerle birahanelerde “ne oldu sizin memleketin hali” diye geyik yaparlar.
  5. İngiltere, sosyetenin yeni kayak merkezi olur. Çocuklara İngiliz bakıcı tutmak yaygınlaşır.  
  6. Trafikte kaza yapan ve yolda ezilen İngiliz sayısı patlama gösterince “biz Türklerin daha kolay adapte olacağı” görüşüyle araç trafiğinin soldan gitmesi için bir kanun çıkarılır. Karşılığında İngiltere’nin KKTC’yi tanıması sağlanır.
  7. Araçların direksiyonlarını sağa alan servisler arasındaki fiyat rekabeti nedeniyle modifikasyon bedeli 49 YTL’ye düşer. Odalar Birliği Başbakan’a çıkarak esnafa dönüşüm başına sabit bir destek verilmesini ister.
  8. Tüm yollardaki trafik levhalarının sola alınması ihalesini Asil Nadir kazanır, hakkında yerli/yabancı polemiği yaşanır.
  9. Ülkeye yerleşen İngiliz müzisyenler Türk müziğinden derin şekilde etkilenirler. İbrahim Tatlıses’in Led Zeppelin eşliğinde okuduğu uzun hava dünya listelerine girer.    
  10. Beş İngiliz futbol takımı süper lige dahil olur. İlhan Cavcav Gençlerbirliği’nin adını  “Youngs United” olarak değiştirip teknik direktörlüğe de eski milli kaleci Yaşar’ı getirir. İngilizler arasında taraftar aramaya başlar. Maçlarda bedava bira dağıtır.
  11. Reklamların kabaca yarısı doğrudan İngilizce yayınlanır. Tümünde altyazı verilir.
  12. Güneş gazetesi adını “Sun”, Gözcü de “Observer” olarak değiştirip İngilizce yayına başlarlar. Ancak orijinal gazetelerle marka tescili konusunda mahkemelik olunca isimlerini “Real Sun” ve “Halka ve Olaylara Observer” olarak değiştirirler.  
  13. Sokaklara ve çocuklara da İngilizce isim vermek serbestleşir. İngilizcenin resmi dil olması tartışılır. Güven Borça “Maskaralık” başlıklı yazı dizisinin 122. bölümünde Ramazan ayında camilere asılan mahyalarda İngilizce kullanılmasını eleştirir.
  14. İstanbul Üniversitesi önündeki yeşil alana dil eğitimimize yaptıkları katkıdan dolayı “Mr&Mrs.Brown Hatıra Parkı” adı verilir, kendilerinin heykelleri dikilir. Melih Gökçek, “ulan sizin yüzünüzden ortaokulu beş senede bitirdim” diyerek heykellere tükürür.  
  15. TRT’nin İngilizlere yönelik olarak yayına soktuğu TRT-ING kanalının Genel Yönetmenliği’ne Korhan Abay atanır. İlk konuşmasına “Trting, where are you going?” esprisiyle başlar.
  16. İngilizler arasında intihar vakaları artar.
  17. Emin Çölaşan İngilizlerin boyunlarına taktıkları haçların laikliğe aykırı olduğunu savunan ve İngilizlerin güney bölgesini Türkiye’den koparıp bağımsız devlet kurmak istediğini iddia eden yazılar yazar.  
  18. Bülent Ecevit iyi İngilizce bildiği için DSP tekrar tırmanışa geçer ve anketlerde birinci parti olarak çıkar. Demirel “bana da eskiden Morrison Süleyman derlerdi” diye samimiyet yaratmaya çalışır.
  19. Harry Potter serisinin 12.filmi “Nemrut’un gözyaşları” Adıyaman’da çekilir. Türkiye’ye yerleşip Medyum Memiş ile ortaklık kuran Harry’nin oğlunun oynadığı filme Sadettin Teksoy senaryo danışmanlığı yapar.
  20. Ajda Pekkan ikinci İngilizce albümünü piyasaya verir.
  21. Kadir İnanır’ın İskoç eteği giydiği viski reklamı sonrasında bir çok köşe yazarı birbirinden habersiz “Kadirizmin Bittiği An” başlığı atar.
 
Not: Farkyeri’nin geçen sayıda yayınlanan “Güneşi Özledik” ilanı çok güzeldi. Tebrikler.