TR | EN
Geleceğe Yönelik Pazarlama Trendleri 15.06.2007

Geleceğe Yönelik Pazarlama Trendleri 15.06.2007

 
Geleceğe Yönelik Pazarlama Trendleri
 
Uzun Vadeli Kötümser Senaryo
Küresel ısınma dünyayı yaşanmaz hale getirir. Büyük göçler, su savaşları yaşanır. Dünya nüfusu geriler, ekonomiler çöker ve pazarlama diye bir şey kalmaz.
 
 
Uzun Vadeli İyimser Senaryo
Küresel ısınma dünyayı yaşanmaz hale getirir. Büyük göçler, su savaşları yaşanır. Ekonomiler geriler. Gelir düzeyi yüksek azınlıklara mal satmak zorlaşır ve pazarlama çok gözde bir meslek haline gelir.
 
 
Orta Vadeli global beklentiler ve pazarlama iletişiminin yeni rotası
Pazarlama disiplininin gelişimini “kanserle tedavi”nin gelişimine benzetirim.
Kanserle tedavide bir sürü gelişme olsa ve basında sürekli umut veren manşetler atılsa da temel tedavi usülleri ne zamandır aynıdır:
  1. Cerrahi
  2. Radyoterapi
  3. Kemoterapi
Son yıllarda tanı yöntemlerinde olağanüstü gelişmeler yaşanmıştır, kemoterapi protokolleri çok gelişmiştir ve radyoterapi daha hassas yapılmaktadır ama devrim niteliğinde bir gelişme yoktur. Gen terapisi bir yere gelememiştir. Modern tıp buralarda tıkanmıştır ve aslında hastalık süresinin uzaması ve tedavi maliyetlerinin artmasından son derece memnundur.
 
Kanserle tedavide ve genel olarak tıpta beklenen devrim alternatif/tamamlayıcı tıptan gelecektir. İnsanı bir bütün olarak ele alanlar, hastalığı değil insanı iyileştirmeyi hedefleyenler bulacaktır çözümü. Işık Doğu’dan yükselecektir.
 
Pazarlama dünyasında da her hafta yeni bir tanımla karşılaşsak da şimdiye kadar (bence) yapısal değişikliğe yol açan üç gelişme olmuştur:
  1. T.Levitt tarafından fitili ateşlenip Kotler tarafından formüle edilen tüketici odaklı düşünme ve çağdaş pazarlama (4P)
  2. Jack Trout ve (sonradan) Al Ries tarafından formüle edilen “Konumlandırma” (Positioning) dönemi.
  3. David Aaker (ve Keller-Kapferer) tarafından geliştirilen “marka Kimliği” (Brand Identity) yaklaşımı
 
Klasik pazarlama ve “Mass media advertising” tıkanma yolundadır. Gideceği fazla yol kalmamıştır. Tıpta tanı yöntemlerinin gelişimi gibi pazarlamada da daha hassas ölçme-planlama yöntemleriyle bir miktar ilerleme sağlanmaktadır ama çıkış burada değildir. Çıkış insandadır, ilişkidedir, sevgi ve samimiyettedir. Bire-bir pazarlama, Lovemarks, WOM gibi tekniklerin hayatımıza hızla girişi bundandır.
 
Ancak bunlar modernliğe uzak kavramlardır ve Batı’nın burada da üretebileceği fazla bir şey kalmamıştır. Aslında “mass media” reklamcılığı durumdan hoşnuttur. Pazarlamada da ışık Doğu’dan yükselecektir.  (Çakmağı çakıcam da vakit bulamıyorum)