TR | EN
Kişi Marka - 4 01.10.2008

Kişi Marka - 4 01.10.2008


 
 
 
İkinci Kariyer
Yaşıyor Ömrüm
 
 
Dizimizin ilk bölümünde, popüler kültüre yönelik üretim yapan sanatçıların parlak dönemlerinin genelde hayat boyu sürmediğine işaret etmiştik. Adı üstünde POP; biri gidip biri gelecek. Tabi bir de yükseliş dönemindeki zorlukların getirdiği yaratıcı enerjinin azalıp, doyum döneminde üretimin tıkanması gerçeği var. İnsan hamuru, rahat gevşetiyor. İşte hayatın bu acı gerçeği karşısında bazı sanatçılar ikinci baharlarında başka bir alana yelken açıp “duble-kariyer” yaparlar. Bazıları da yapmaz veya yapamaz.
 
İkinci kariyerin bildiğim/yaşadığım canlı örneği rahmetli Barış Manço idi. Yaklaşık yirmi yıl önce okuduğum bir söyleşisinde “müzikte bundan ileri gidemem” itirafını yapmış ve akabinde çocuklara yönelik televizyon programları alanında ilkini aratmayan bir başarı öyküsü daha yazmıştı. Aynı dönemde dünyada da Brigitte Bardot hayvan hakları, Jane Fonda aerobik konularında ikinci kariyerlerini yapıyorlardı.
 
Bu iş bir yeniden konumlandırma (repositioning), relansman (relaunch) veya “yeni kategoriye sarkma” (category expansion) olarak adlandırılabilir. Bir çok sanatçımız için bir çıkış olabilir ama iki alanda birden aynı performansı sergilemek de herkesin harcı değildir.
 
Aşağıda kendimce ve amatörce bir öneri listesi hazırladım.
 
Mevcut Kişi ve Pozisyon
Muhtemel Yeni pozisyon
Ajda Pekkan; Süperstar
Kesinlikle başka bir alana kaymamalı. Her daim genç ve dikkat çeken süperstarımız olarak son nefesini mini etekle verdiği bir konserden iki-üç gün sonra vermeli.
Sezen Aksu;
Türk popunun divası
Türk müziğinin global pazarlara açılması yolunda ilk taşları döşeyen kişi olabilir. Arayış içindeki dünya müziğine doğudan bir ışık çakabilir; Sezening.
İbrahim Tatlıses;
Türkü kralı (herif)   
Başarısız olan ticari faaliyetlerini sonlandırıp kendi televizyon kanalı üzerine odaklanmalı. Kendisi bir tarzın/kitlenin sembolüdür ve bu tarz en iyi şekilde bir kanalda ifadesini bulur.  
Tarkan;
Megastar
Yaşlı ve şişko bir Tarkan bütün efsaneyi bitirir. Televizyon programı filan da olmaz. Kırkından sonra bir adaya yerleşip ortadan kaybolsa en iyisi. 
Hülya Avşar;
Eski milli güzel
Eski sayfayı kapatıp “zeka” üzerine yeni bir pozisyon edinmeli. (Repositioning) Bunun için de titiz bir çalışma yapması lazım. İleri yaşlarda sinemaya dönüş olabilir.
Teoman;
İsyankar rokçu
İçkiyi bırakıp politikaya atılabilir. İşe asılırsa solu toparlayan kişi olma ihtimalini yok saymam. 1 Mayıs marşını yeniden yorumlamış, kürsüden söylüyor mesela.
Şebnem Ferah;
(terkeden sevgiliye isyankar) kadın rokçu
Son konser albümünü aşması zor. O yüzden sağlam bir “balad” veya “unplugged” çalışması yapabilir. İlhan İrem ile düet düşünülmeli. Kırkından sonra da çevreci aktivist pozisyonu.
Seda Sayan;
Güvenilir eğlence kadını
Bu pozisyonda uzun yıllar gider. Türkiye’de lisanslı ürün alanının öncüsü olabilir ama daha özenli/bilimsel çalışmalar yapmalı.
M.Ali Erbil;
Güvenilmez eğlence adamı
Kendi eğlence mekanını açabilir. Ülkede kumar tekrar serbest bırakılsa Las Vegas tarzı bir yer şahane olur. Bırakılmazsa Bulgaristan denenebilir. Ya da içeride parasına Çarkıfelek oynattığı bir eğlence teknesi...İstanbul-Varna.
Göksel;
Depresyondaki kadın
“Ben Boğaziçi mezunuyum” diye inatlaşıp modern işler yapması yanlış. Varoş kadınlarına damardan seslenmeye devam etmeli. Bayhan ile “İkimiz bir fidanız” düeti yapsa mesela? Sonra da Güzin Abla gibi bir “yazar” pozisyon...
Erol Evgin; yetmişlerin romantik popçusu
Eski şarkılara şakalar katarak yaptığı program gayet iyi. Yalnız esprileri daha hızlı güncellemeli. Cem Yılmaz’dan profesyonel destek alabilir.  
Çelik;
Pop yıldızı
Nuri Alço ile birlikte televizyonda “çelik-çomak” diye bir yarışma programı deneyebilir.  
İzel;
Pop yıldızı
Detoks, kilo verme ve eski şarkıları yeniden yorumlama.
İzel Yeniden.
Hakan Şükür;
Uzun Forvet
Dubai’de adını bir kuleye vermiş. Bravo.
Süleyman Demirel; Baba
Darüşşafaka Onursal Başkanlığı ve bağış toplama şampiyonu
 
Fatih Terim;
Milli Teknik Direktör
Amerika’da kebap zinciri kurabilir. Ya da herhangi bir şey. Buralardan uzak dursun da...